Morbid Obezite Cerrahisi

Her şişman mide küçültme ameliyatı olabilir mi?

Tabii ki hayır! Şişmanlık ancak belli bir düzeyin üstünde ise mide küçültme ameliyatları faydalı ve hatta yaşamı uzatıcıdır.

Mide küçültme için hangi düzeyin üstünde şişman olmak gerekir?

Şişmanlık cerrahisi, bir estetik cerrahi yöntemi değildir. Dolayısı ile kilolu ya da hafif şişmanlık durumlarında estetik kaygılar amacı ile hasta çok arzu da etse kesinlikle yapılmaz. Öte yandan en az iki diyet uygulamasına karşın gerisin geriye yeniden kilo almış ve tıpta “morbid obezite” olarak bilinen hastalıklı şişmanlık durumunda; hayatı uzatıcı etkisi olduğu kanıtlanmış olduğundan, mutlaka başvurulması gereken bir yöntemdir. Beden kitle indeksi 40’ın üstünde ise, ya da ; 35 – 40 arasında olup, şişmanlığa bağlı şeker hastalığı, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, gibi yandaş hastalıklardan en az ikisi varsa, “morbid obezite” söz konusudur ve bu durumda ameliyat mutlaka gerekmektedir.

Beden kitle indeksi nasıl hesaplanır?

Kilomuzu boyumuzun karesine böldüğümüzde çıkan rakamdır. Örneğin 100 kilo ve 2 metre boyda olan birinde beden kitle indeksi 100/4 = 25’tir.

Morbid obezite kavramını; kişiyi karşı karşıya bıraktığı riskler neticesinde ölümcül problemler doğurabilen ve dolayısı ile yaşam süresini de bariz olarak kısaltan düzeydeki aşırı şişmanlık olarak da tanımlayabiliriz. Bu derecede kilolu olanların , eğer tüm diyet ve önlemlerle de kalıcı olarak kilo veremiyorlarsa ki bu çok nadiren ve hastaların ancak % 2-3 ‘ünde kalıcı olarak başarılı olabilmektedir. Morbid obezitede hastalar Diyetlerle kilo verselerde YOYO sendromu nedeni ile hastaların %95 i tekrar geri kilo alırlar.

Aşırı şişmanlık belli bir aşamadan sonra o kişide şeker hastalığına ve hipertansiyona neden olur ve bu komplikasyonlar “morbid” obezlerde çok erken yaşlarda ortaya çıkarlar. Obeziteye bağlı gelişen bu yandaş problemlere tıpta “comorbidity” denilmektedir. Bilindiği gibi zamanımızdaki birinci ölüm nedeni halen damar sertliğidir ve gerek şeker hastalığı ve gerekse hipertansiyon damar sertliği gelişimi açısından en önemli risk faktörleridir. Dolayısı ile morbid obezler, eğer tedavi edilmezlerse, yaşdaşlarına göre çok daha erken zamanda damar sertliği ve buna bağlı oluşagelebilen; kalp krizi ya da inme gibi nedenlerden yaşamlarını yitirmektedirler.

Tıpta “bariatrik cerrahi” olarak bilinen ve şişmanlığı giderici cerrahi girişimler olarak tanımlayabileceğimiz ameliyatlar sanıldığından çok daha az riskleri olan ancak hayat kurtarıcı, yaşamı 10 yıl uzatıcı müdahalelerdir. Bu nedenle de ; hastayı maruz bıraktıkları risklere karşın tüm dünyada çok aktif ve sıklığı giderek artan biçimde uygulanmaktadırlar. Çünkü şişmanlığı gidermenin yanı sıra , başta Tip II şeker hastalığı ve hipertansiyon olmak üzere diğer yandaş problemlerin de süratle düzelmesini sağlayan ve hastanın ömrünü hatırı sayılır şekilde uzatmanın yanı sıra yaşam kalitesini de müthiş şekilde düzelttikleri kanıtlanmış girişimlerdir. Zamanımızda A .B.D. ‘nde en sık yapılan ikinci laparoskopik ameliyatlar safra kesesi ameliyatlarından sonra bariatrik girişimler olmuştur.

Cerrahi Tedavi (Bariatrik Cerrahi)

Şişmanlığı gidermede en etkili cerrahi yöntemler hangileridir?

Zamanımızda hem tüm dünyanın ve hem de ekibimizin en çok tercih ettiği ve en yaygın olarak kullandığı iki bariatrik girişim vardır. Bunlar; “tüp mide” ve “ mide by-pass’ı ” ameliyatlarıdır. Tüp mide ameliyatları hastaya sonraki hayatında herhangi bir risk getirmemesi ve sonrasında -20 oranında görülebilen yetersiz kilo veriminde ikinci bir ameliyat şansı tanıması nedeni ile en çok yapılan ameliyat haline gelmişdir.Tüm bu girişimler rutin olarak laparoskopik yani kapalı yöntemle yapılmaktadırlar. Dolayısı laparoskopinin tüm avantajları şişmanlık cerrahisinde de bire bir geçerlidir. Yani karın kesisi yoktur, ağrı minimaldir, estetik sonuç mükemmeldir, hastalar derhal ayağa kalkıp birkaç gün sonra taburcu olurlar ve 5-10 gün sonra da iş ve güçlerinin başına dönebilirler. Hastalar 1 yıl içerisinde fazla kilolarını %80 oranında verir.Kilo verimi bir yıl sonunda durur. Hastaların cerrahi tedaviyi tek başına sadece bir ameliyat olarak görmemeleri gerekir .Cerrahi tedavi sonrasında hastanın ameliyat olduğu klinik tarafından, çok iyi diyetisyen,psikolog hasta takip programları ile desteklenmesi başarının en önemli anahtarıdır.

Mide küçültme ameliyatı zor ve çok ağrılı mıdır? İz bırakır mı?

Tüm şişmanlık ameliyatları laparoskopik yani “kapalı” ameliyatlardır. Dolayısı ile karına milimetrik deliklerden girilir ve büyük karın kesisi yapılmaz. Bu nedenle ameliyat sonrasında ağrı hemen hiç olmaz. Hastalar aynı gün ayağa kalkar, birkaç gün içinde taburcu olur ve 1 hafta kadar sonra da işlerinin başına dönerler. Kesi olmadığından iz kalmaz ve estetik sonuç da mükemmeldir.

Mide küçültme ameliyatları sonrasında yeniden kilo almak mümkün müdür?

Az ihtimal de olsa evet mümkündür. Dolayısı ile morbid obezler bu ameliyatı bir son değil, başlangıç olarak görmelidirler. Mide küçültme girişimi sonrası bu insanlar, diyet ya da başka yöntemler ile yıllardır hiç başaramadıkları ve hayal bile edemeyecekleri düzeyde kilo verirler. Ancak bu kaybedilen kilonun hem sağlıkla kaybedilmesi ve hem de uzun dönemde yeniden kilo alınmaması için hastalara da önemli sorumluluklar düşmektedir. Merkezimizin takip protokollerine uyulması, uygun egzersizlerin eklenmesi, alkolden uzak durmak ve bazı yanlış beslenme alışkanlıklarının giderilmesi, uzun dönem başarının sırlarıdır. Dolayısı ile mide küçültme ameliyatalarını , hastalara sunulan “altın bir anahtar” gibi görmek akılcı olacaktır. Bu anahtar; diyetin yapamadığını yapar ve morbid obezlere yeni bir kapı açarak ikinci bir yaşam şansı sunar. Hem de 10 misli daha kaliteli bir yaşam !

Mide küçültme ameliyatları şeker ve tansiyona etkili midir?

Bu ameliyatlar şişmanlığa bağlı gelişmiş tip 2 şeker hastalığı ve hipertansiyonu tedavi ederler. Ayrıca kadınlarda doğurganlığı , erkeklerde cinsel gücü arttırırlar. Polikistik overin en başarılı tedavisidirler. Kadınlarda meme kanserine yakalanma olasılığını bariz biçimde düşürürler. Dahası karaciğer yağlanmasını, uyku apnesini büyük bir oranda düzeltirler. Tüm bunlar neticesinde de hastalar; bir avuç ilaç almaktan kurtulur, çok daha rahat hareket eder hale gelir ve eklemler de bir o kadar ciddi yüke veda etmiş olur. Bu bağlamda düşünüldüğünde, birçok ortopedik diz ve kalça protez ameliyatı da engellenmiş olacaktır. Dahası damar sertliği gelişimi de yavaşlamış olacaktır. Ayrıca fiziksel olarak zayıflamanın da azalmış özgüven durumunun giderilmesine müthiş katkısı olur. Tüm bu faktörler bir arada, çok daha kaliteli ve bariz oranda uzamış bir yaşam sunacaktır.

ByPass Ameliyatları mide Küçültme ameliyatlarından daha mı etkilidir?

By pass ameliyatları,midenin küçültülüp barsağın belirli mesafeden kesilerek mideye eklenmesini içerir.Amaç gıda alımını azaltmak ayrıca barsakların bir kısmının gıdalarla temasını kesmek ve gıda emiliminin azaltılması ile kilo kaybını sağlamakdır. Bypass ameliyatları 90 lı yıllarda özellikle ABD de hızla popüler hale gelmişdir. Tüp mide ameliyatlarının son 10 yılda hızla Bypass ameliyatlarının yerini almasıda diğer bir bilimsel gerçektir.

Örneğin yılda yaklaşık 250000 obezite cerrahisi uygulanan Amerika’da 2013 yılından itibaren mide küçültme (tüp mide ) ameliyatı ,Bypass ameliyatlarını sayısal olarak geçmişdir. Bunun temelde üç nedeni vardır.Birincisi Mide küçültme ameliyatlarının kilo verdirmede Bypass kadar etkin olduğunun anlaşılmasıdır.İkinci nedeni; bilinmelidirki hangi ameliyat olursa olsun tekrar kilo almak mümkündür. Bypass ameliyatları serilerinde uzun dönemde %20 leri bulabilen geri kilo alımlarında ikinci bir ameliyatla hastaya yardımcı olmak cerrahi olarak oldukça güç hatda çoğunlukla mümkün değildir.Halbuki mide küçültme ameliyatlarında ikinci bir şans her zaman mümkündür ve teknik olarak bypass tiplerinden birine çevrilmesi nispeten kolaydır. Üçüncü önemli neden uzun dönem Bypass’ ın takibi vitamin ve mineral eksikliği bakımından daha güçdür ayrıca barsak dolaşması,mide ülser delinmesi gibi ciddi komplikasyonları olabilir.

Bir çok ülkedeki otörlerin gastrik Bypass ameliyatlarını sınırlamaları görüşüne bizde katılıyoruz.Son 4 yıldır ağır yüksek derecede insülin ihtiyacı olan vakalar dışında hastalarımızda mide küçültme(Tüp mide) ameliyatı uyguluyoruz.

Mide küçültme ameliyatları tehlikeli midir?

Tamamı kapalı olan bu girişimlerin risk oranı, son derece makuldür. Morbid obez olmanın hastanın üstüne yüklediği ölümcül risk, ameliyatın riskine göre çok daha fazladır. Zaten bu nedenle tüm dünyada yapılma sıklığı en hızla artan ameliyatlar, şişmanlığı giderici girişimlerdir.Tecrübeli ve donanımlı merkezlerde ameliyat riski safrakesesi ameliyatı kadardır.

İstanbul Bariatrics yaklaşımı:

Kendimizden örnek verirsek uygulamış olduğumuz yüzlerce bariatrik cerrahi olgusunun hiçbirini kaybetmedik ve ölümcül bir komplikasyon yaşamadık. Bu tamamen kendini bir konuya adamak, yüksek teknolojini el altında oluşu, deneyim ve ekip çalışmasıyla alakalıdır.

Diğer tarafdan kendilerine cerrahi tedavi seçeneği sunulduğu anda da karşı karşıya oldukları ekiplerin deneyimini mutlaka sorgulamalılar. Bu tür ameliyatların kaçak,kanama ve darlık gibi ciddi komplikasyonları %1-3 oranında görülebilmekte ve bu cerrahın tecrübesi ile doğrudan ilişkili olmaktadır.