Akalazya Cerrahi

Akalazya yüzbinde 1-3 oranında görülsede, teşhisinin geç ve güç konması nedeni ile hastalara oldukça sıkıntılı bir hayat yaşatan hastalıkdır. Yutma güçlüğü en belirgin şikayetdir. Zaman içerisinde hem katılara hemde sıvılara karşı yutma güçlüğü görülür.

Her yaş grubunda görülebilir. Hem sıvı hem katı besinleri yutmada güçlük (disfaji), ara sıra yutma sonucu ağrı duyulması, sıklıkla bulantısız sıvı veya yemeğin geri gelmesi ve radyografi ile gösterilebilen yemek borusunda genişleme akalazyanın bulguları arasındadır. Sıvı veya soğuk içeceklerin alımıyla yutma zorluğu artabilir. Hastalarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ağırlık kaybı görülebilir.

Tanı:

  • Akciğer grafisi,Özefagus sineradyografisi,Endoskopik inceleme,

Özefagus manometrik çalışmaları tanıda yardımcı yöntemlerdir.

<strong>Akalazya Cerrahi</strong>

Tedavi:

Tedavinin Amaçları:

AÖS basıncını azaltarak özefagusun boşalmasını kolaylaştırmak.

Semptomları azaltmak.Staza bağlı komplikasyonları azaltmak.

Tedavi Seçenekleri:

  • Medikal (Farmakolojik) Tedavi
  • Botilinum Toksin Enjeksiyonu
  • Pnömotik Dilatasyon
  • Cerrahi Tedavi;
  •     Açık
  •     Laparoskopik

Medikal Tedavi: İlaç tedavisi ile AÖS basıncı kas gevşeticilerle geçici olarak azaltılabilir.Nitratlar (cGMP üzerinden etki ederler.)Ca Kanal BlokörleriDisfajide iyileşme yetersiz ve kısa ömürlüdür. Etkinlik zamanla azalır.Baş ağrısı, baş dönmesi, pedal ödem gibi yan etkiler gözükür.

Botilinum Toksin Enjeksiyonu: Daha yakın tarihli çalışmalarda Botulinum toksin enjeksiyonu ile alt özofagus sfinkter basıncının belirgin olarak azaltılabildiği gösterilmiştir. Ancak etkinin kısa süreli olması ve daha sonra bu hastalara cerrahi gerektiğinde perforasyon riskini artırması nedeniyle, özellikle invazif girişimler için riskli bulunan hastalar için önerilmektedir . 60 yaş ve üzeri hastalara,İnvaziv cerrahi girişim yapılamayacak olanlara,Vigorous akalazyalı hastalara uygulanabilir.Tekrarlayan enjeksiyonlar gerektirir. Karşılaştırmalı çalışmalar, uzun dönem etkinliğinin pnömotik dilatasyon ve myotomiden daha düşük olduğunu göstermiştir. Tekrarlayan enjeksiyonlar, maliyeti arttırdığı için, maliyet olarak pnömotik dilatasyona üstünlüğü yoktur.

Hastalığın kesin tedavisini sağlayan tek yöntem olan cerrahi, 20. yüzyılın büyük bir kısmı boyunca akalazya da seçkin tedavi olmuştur. Aynı yüzyılın son çeyreğinde pnömatik dilatasyonla sağlanan iyi sonuçlar birçok hastada pnömatik dilatasyonun ilk seçenek olmasını sağlamıştır. Balon dilatasyon ile hastaların yaklaşık üçte ikisinde semptomatik düzelme sağlanmasına rağmen, işlemin; perforasyon riski, reflü oluşumunu arttırması, zamanla sonuçlarının kötüleşmesi ve tekrarlanan girişimlere gerek duyulması gibi dezavantajları vardır.

Balon tedavisi,hastalıklı açılmayan kapak sisteminin yüksek basınçlı balonlarla mekanik olarak genişletilmesi esasına dayanır. Polietilen balonun(Rigiflex) çıkmasıyla daha etkili hale gelmiştir. Aşamalı dilatasyon yaygın olarak kullanılmaktadır.

Laparoskopik cerrahi tedavi ,tecrübeli ellerde riski az,başarısı hastalığın evresine göre değişmekle birlikte %90 nın üzerindedir.

Değerlendirme:

1 yıl takip sonrası değerlendirmede tedavi başarısı: %90(cerrahi:%93)2 yıl takip sonrası değerlendirmede: %86(Cerrahi:%90)İşlem sırasında %4 perforasyon yemek borusunda delinme ve yırtılma gelişimi olabilir. 5yıllık takipde %60 vakada balon tedavisi sonrası ,tekrarlayan balon tedavisine ihtiyaç duyuran yetersizlik oluşabilir

Laparoskopik myotomi + Parsiyel funduplikasyon ortalama %87 başarı oranına sahiptir. Özellikle genç hastalar, erkekler bu tedavi yöntemi için en iyi adaylardır.

Laparoskopik cerrahide özofagus üzerinde 7 cm mide üzerinde 2,5 cm mukozaya ulaşana kadar kas tabakaları kesilir.Özofagus alt ucunda tüm kaslar kesildiği için oluşacak reflüyü önlemek için toupet fundoplikasyon cerrahi tedaviye eklenir.Yenibir antireflü bariyerinin yapılması cerrahi tedavinin balon tedavisine göre bir üstünlüğüdür.

<strong>Akalazya Cerrahi</strong>

Akalazya’nın Laparaoskopik cerrahi tedavisi,genel anestezi altında ortalama,90 dakikada tamamladığımız bir operasyondur.Hastalar ertesi gün oral gıda alımına başlarlar ve taburcu olurlar.Bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz operasyonların hiç birinde açık ameliyata geçmeyerek Laparoskopik olarak tamamladık.Laparoskopik cerrahi uyguladığımız hastaların hiçbirinde başarısızlık nedeni ile tekrar müdahale ihtiyacı duymadık.